Uzm. Psikolog Elif Baybuğa

0(505) 077 1873

SINAV KAYGISI

 

  • Hiç sınav olmasaydı.
  • Neden sınav var?
  • Sınava hazır değilim?
  • Sınavda çok panik oluyorum.
  • Bu konuları anlamıyorum. Aptal olmalıyım.
  • Sınavda yapamazsam hayatım …
  • Sınav da …. Hissediyorum.
  • Bu sınavda başarılı olamayacağımı biliyorum.

Sınavın geçlerde ve çocuklarda yarattığı duygusal, düşünsel ve fiziksel durumlarını gösteren bazı örnek ifadelerle başlasak da öncelikle sınavın ne demek olduğunu paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Aslında Sınav Nedir?

Sınav, öğrendiğimiz bilgileri ölçmek için yapılan yazılı ve sözlü uygulamaları içerir. Okulda, dershanede, etütte derslerde çocuklara ve gençlere birçok bilgi aktarımı yapılır. Bu bilgilerin çocuk ve gençler tarafından alınıp alınmadığı değerlendirilir. Sınavın sonunda da değerlendirme yapılarak öğrencilerin (çocukların, gençlerin) bu bilgileri, ne kadar öğrenebildiklerini ve öğrenemedikleri bilgilerin ne olduğunu, görmeleri beklenir.  

Sınava öncesinde hazırlık yapılır. Sınava girilir. Sonunda da rakamsal olarak bilgi derecesi değerlendirilir. Bu kısma kadar paylaştıklarım doğal, normal ve olması gereken gibi gözüküyor. Hele de bizim toplumuz gibi genç nüfusun kalabalık olduğu toplumlarda öğrencilerin bilgiyi kazanıp kazanmadıklarını değerlendiren pratik bir uygulama gibi durmaktadır. Uygulamada ve değerlendirme kısmında çeşitlilik kafa karıştırıcı olsa da asıl amaç; ölçmedir.

Bir başka anlatımla sınavı (sınavın bilgiyi ölçmek yerine); Başarılı mıyım? Başarısız mıyım? Değerli miyim? Yeterli miyim? Becerikli miyim? Yetenekli miyim? Diğerlerinden üstün müyüm? Diğerlerinden zayıf mıyım? Şeklinde ifade edildiğinde, içeriğinden sapan ve kişiyi sıkıntı veren bir sürece sokmuş oluyoruz.

Günümüzde gençlerin sınava yönelik yoğun kaygı ve sıkıntı yaşaması gerçekçi taraflarının yanında aynı zamanda duygusal, düşünsel algıları ile de ilişkilendirilebilir. Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.

Bu kaygıyı ortaya çıkaran gerçekçi nedenlerin başında; sınavların uygulama biçimlerinde sürekli değişikliklerin olması nedeniyle sıkıntılar yaşanmaktadır. Sürekli değişen sınav sistemi gençlerin kafasının karışık olduğu bir dönemde belirsizliğin içine düşmesine ve kaygının yükselmesine neden olmaktadır. Bu gerçekliğe bakarak öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasını doğal ve normal bir durum olarak görmek gerekir.

Sınava hazırlık süreci çocuk ve gençleri zorlayıcı bir süreçtir. Yoğun tempo ile sınava hazırlanan öğrenciler sınavda değişimlere de ayak uydurmak adına ayrı bir motivasyona ihtiyaç duyuyorlar. Sınava hazırlık için motivasyon ve çaba yanında sınav değişikliklerine de uyum için artı motivasyon ve çaba vermek durumundalar. Eğitimin ve öğretimin merkezine sınav basamağını koyduğumuzda sınava yönelik bakış açısının farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Sınav eğitimin ve öğrenmenin merkezi olmamalıdır. Bugün gençlerin eğitim kalitesini sorgulamamızın sebebi öğretimin merkezine keşif ve merak duygusu koymak yerine sınavın konmasıdır. Bu konu ile ilgili danışanlarıma sorduğum sorunun cevabı ironiktir. ‘Sınavı olmasa Fizik dersine çalışır mıydın? Hayır. Bu bilim için değerli olan bir dersin merkezde olmasının yerine sınav olgusunun merkeze alındığını gösteren bir cevaptır.

Sınav Neyi Kaçırmamızı Sağlıyor?

Sınavın eğitim hayatının merkezine konulması bireyin tamda kimlik ve kişiliğini bulacağı dönemde, kendisine göstereceği özeninde, önünde yer alıyor.  İnsan psikolojisi öğrenmeyi etkileyen bir unsurdur. İçinde bulunduğu ikircikli tablo, duyguların inişli çıkışlı dönemi, Ben kimim? Nasıl biriyim? Sorularına cevap araması gereken dönemde testlere, kitaplara, sorulara boğulan bir nesil yaşam sürüyor. Sonrasında yetişkin döneminde iletişim, ilişki sorunları yaşayan, problem çözme becerisi düşük, kaliteli zaman geçiremeyen bireylerin, içine düştükleri ruhsal sorunlarla bocaladıklarını görüyoruz. Sınavla kimlik ve kişiliğin oluşumu sağlanmıyor. Bireylerin iç dünyasındaki keşiflerin sınavla hiçbir ilgisi yoktur.

Sınav olgusuna nasıl yaklaşıyoruz?

Sınava sadece sistem değil sürecin içinde bulunan tüm aile, okul, çevre de anlam veriyor. ‘Bana sınav senin değerini ölçmez. Biriciksin. Sınav sadece bilgini ölçüyor, diyorsunuz. Ama eve geldiğimde annem ya da babam bugün sınavın nasıl geçti? Diye soruyor. Sen nasılsın? Diye, sormuyor. Bu durumda ben mi önemli sınavlarım mı önemli?’ diye ifade eden birçok danışanımın yüzleştirmelerine tanıklık ettim. Aileler sınavın çocuklarından önemli olmadığını vurgular fakat eylemlerindeki çelişkiler kafa karıştırıcı olmaktadır. Bazen aileler kaygı veya aşırı ilgi düzeyi ile tutarlı yaklaşımlardan uzaklaşabilmektedir.

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı, öğrencilerin sınava hazırlanmalarında bir sorun olmadığı halde sınav öncesi ve sınav sırasında yaşadıkları duygusal, düşünsel ve fiziksel durumların etkisiyle performansın düştüğü durumlarda düşünülebilir. Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. ‘Sınavlara çok iyi hazırlandı ama sınavda yapamadı. Evde çok iyi çalışıyor. Evde çözdüğü soruları sınavda çözemiyor. Sınav sırasında panik yaşıyor. Öğrendiklerini sınav sırasında unutuyor. Dikkat ve konsantrasyonu bozuluyor. Sınavda sınavı engelleyen fiziksel sıkıntılar (terleme, mide ağrısı, kalp çarpıntısı, titreme, kusma, uyku problemleri vs) yaşıyor.’ gibi durumlarda sınav kaygısından söz edilebilir. Kaygı duygusu insanların hayatlarını kaliteli, zevkli, işlevsel ve coşkulu yaşamalarına engel olan bir durumdur. Sınav yönelik oluşan bu duygu durumu da gençlerin çalışmalarını, akademik yaşantılarını olumsuz etkilemektedir.

Sınav Kaygısı neden oluşur?
Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygını oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir.

Sınav kaygısıyla başa çıkma yolları nelerdir?
Düşünce ve inançları sorgulamak, gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını farklı bir gözle yeniden değerlendirmek, nefes alma egzersizleri, gevşeme egzersizleri, kaygıyı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışmak ve dikkatini başka noktalara odaklama tekniği kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır. Bugün sınav kaygısı ile başa çıkmada birçok terapötik müdahale ve teknik (EMDR gibi) bulunmaktadır. Bu nedenle sınav kaygısı korkutucu boyutlardan çıkabilmektedir. Sınav, kaygıya dönüşmeden önleyici tutumların tüm aile, çevre ve okul ortamında yaşatılması önemlidir. Sınavın öğrencilerin hayatının merkezine koymak yerine merak ve keşif duygusunun merkeze konması önleyici bir tutum olarak ifade edebiliriz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SINAV KAYGISI

  • Hiç sınav olmasaydı.
  • Neden sınav var?
  • Sınava hazır değilim?
  • Sınavda çok panik oluyorum.
  • Bu konuları anlamıyorum. Aptal olmalıyım.
  • Sınavda yapamazsam hayatım …
  • Sınav da …. Hissediyorum.
  • Bu sınavda başarılı olamayacağımı biliyorum.

Sınavın geçlerde ve çocuklarda yarattığı duygusal, düşünsel ve fiziksel durumlarını gösteren bazı örnek ifadelerle başlasak da öncelikle sınavın ne demek olduğunu paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Aslında Sınav Nedir?

Sınav, öğrendiğimiz bilgileri ölçmek için yapılan yazılı ve sözlü uygulamaları içerir. Okulda, dershanede, etütte derslerde çocuklara ve gençlere birçok bilgi aktarımı yapılır. Bu bilgilerin çocuk ve gençler tarafından alınıp alınmadığı değerlendirilir. Sınavın sonunda da değerlendirme yapılarak öğrencilerin (çocukların, gençlerin) bu bilgileri, ne kadar öğrenebildiklerini ve öğrenemedikleri bilgilerin ne olduğunu, görmeleri beklenir.  

Sınava öncesinde hazırlık yapılır. Sınava girilir. Sonunda da rakamsal olarak bilgi derecesi değerlendirilir. Bu kısma kadar paylaştıklarım doğal, normal ve olması gereken gibi gözüküyor. Hele de bizim toplumuz gibi genç nüfusun kalabalık olduğu toplumlarda öğrencilerin bilgiyi kazanıp kazanmadıklarını değerlendiren pratik bir uygulama gibi durmaktadır. Uygulamada ve değerlendirme kısmında çeşitlilik kafa karıştırıcı olsa da asıl amaç; ölçmedir.

Bir başka anlatımla sınavı (sınavın bilgiyi ölçmek yerine); Başarılı mıyım? Başarısız mıyım? Değerli miyim? Yeterli miyim? Becerikli miyim? Yetenekli miyim? Diğerlerinden üstün müyüm? Diğerlerinden zayıf mıyım? Şeklinde ifade edildiğinde, içeriğinden sapan ve kişiyi sıkıntı veren bir sürece sokmuş oluyoruz.

Günümüzde gençlerin sınava yönelik yoğun kaygı ve sıkıntı yaşaması gerçekçi taraflarının yanında aynı zamanda duygusal, düşünsel algıları ile de ilişkilendirilebilir. Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.

Bu kaygıyı ortaya çıkaran gerçekçi nedenlerin başında; sınavların uygulama biçimlerinde sürekli değişikliklerin olması nedeniyle sıkıntılar yaşanmaktadır. Sürekli değişen sınav sistemi gençlerin kafasının karışık olduğu bir dönemde belirsizliğin içine düşmesine ve kaygının yükselmesine neden olmaktadır. Bu gerçekliğe bakarak öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasını doğal ve normal bir durum olarak görmek gerekir.

Sınava hazırlık süreci çocuk ve gençleri zorlayıcı bir süreçtir. Yoğun tempo ile sınava hazırlanan öğrenciler sınavda değişimlere de ayak uydurmak adına ayrı bir motivasyona ihtiyaç duyuyorlar. Sınava hazırlık için motivasyon ve çaba yanında sınav değişikliklerine de uyum için artı motivasyon ve çaba vermek durumundalar. Eğitimin ve öğretimin merkezine sınav basamağını koyduğumuzda sınava yönelik bakış açısının farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Sınav eğitimin ve öğrenmenin merkezi olmamalıdır. Bugün gençlerin eğitim kalitesini sorgulamamızın sebebi öğretimin merkezine keşif ve merak duygusu koymak yerine sınavın konmasıdır. Bu konu ile ilgili danışanlarıma sorduğum sorunun cevabı ironiktir. ‘Sınavı olmasa Fizik dersine çalışır mıydın? Hayır. Bu bilim için değerli olan bir dersin merkezde olmasının yerine sınav olgusunun merkeze alındığını gösteren bir cevaptır.

Sınav Neyi Kaçırmamızı Sağlıyor?

Sınavın eğitim hayatının merkezine konulması bireyin tamda kimlik ve kişiliğini bulacağı dönemde, kendisine göstereceği özeninde, önünde yer alıyor.  İnsan psikolojisi öğrenmeyi etkileyen bir unsurdur. İçinde bulunduğu ikircikli tablo, duyguların inişli çıkışlı dönemi, Ben kimim? Nasıl biriyim? Sorularına cevap araması gereken dönemde testlere, kitaplara, sorulara boğulan bir nesil yaşam sürüyor. Sonrasında yetişkin döneminde iletişim, ilişki sorunları yaşayan, problem çözme becerisi düşük, kaliteli zaman geçiremeyen bireylerin, içine düştükleri ruhsal sorunlarla bocaladıklarını görüyoruz. Sınavla kimlik ve kişiliğin oluşumu sağlanmıyor. Bireylerin iç dünyasındaki keşiflerin sınavla hiçbir ilgisi yoktur.

Sınav olgusuna nasıl yaklaşıyoruz?

Sınava sadece sistem değil sürecin içinde bulunan tüm aile, okul, çevre de anlam veriyor. ‘Bana sınav senin değerini ölçmez. Biriciksin. Sınav sadece bilgini ölçüyor, diyorsunuz. Ama eve geldiğimde annem ya da babam bugün sınavın nasıl geçti? Diye soruyor. Sen nasılsın? Diye, sormuyor. Bu durumda ben mi önemli sınavlarım mı önemli?’ diye ifade eden birçok danışanımın yüzleştirmelerine tanıklık ettim. Aileler sınavın çocuklarından önemli olmadığını vurgular fakat eylemlerindeki çelişkiler kafa karıştırıcı olmaktadır. Bazen aileler kaygı veya aşırı ilgi düzeyi ile tutarlı yaklaşımlardan uzaklaşabilmektedir.

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı, öğrencilerin sınava hazırlanmalarında bir sorun olmadığı halde sınav öncesi ve sınav sırasında yaşadıkları duygusal, düşünsel ve fiziksel durumların etkisiyle performansın düştüğü durumlarda düşünülebilir. Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. ‘Sınavlara çok iyi hazırlandı ama sınavda yapamadı. Evde çok iyi çalışıyor. Evde çözdüğü soruları sınavda çözemiyor. Sınav sırasında panik yaşıyor. Öğrendiklerini sınav sırasında unutuyor. Dikkat ve konsantrasyonu bozuluyor. Sınavda sınavı engelleyen fiziksel sıkıntılar (terleme, mide ağrısı, kalp çarpıntısı, titreme, kusma, uyku problemleri vs) yaşıyor.’ gibi durumlarda sınav kaygısından söz edilebilir. Kaygı duygusu insanların hayatlarını kaliteli, zevkli, işlevsel ve coşkulu yaşamalarına engel olan bir durumdur. Sınav yönelik oluşan bu duygu durumu da gençlerin çalışmalarını, akademik yaşantılarını olumsuz etkilemektedir.

Sınav Kaygısı neden oluşur?
Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygını oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir.

Sınav kaygısıyla başa çıkma yolları nelerdir?
Düşünce ve inançları sorgulamak, gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını farklı bir gözle yeniden değerlendirmek, nefes alma egzersizleri, gevşeme egzersizleri, kaygıyı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışmak ve dikkatini başka noktalara odaklama tekniği kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır. Bugün sınav kaygısı ile başa çıkmada birçok terapötik müdahale ve teknik (EMDR gibi) bulunmaktadır. Bu nedenle sınav kaygısı korkutucu boyutlardan çıkabilmektedir. Sınav, kaygıya dönüşmeden önleyici tutumların tüm aile, çevre ve okul ortamında yaşatılması önemlidir. Sınavın öğrencilerin hayatının merkezine koymak yerine merak ve keşif duygusunun merkeze konması önleyici bir tutum olarak ifade edebiliriz.

 

 

SINAV KAYGISI

  • Hiç sınav olmasaydı.
  • Neden sınav var?
  • Sınava hazır değilim?
  • Sınavda çok panik oluyorum.
  • Bu konuları anlamıyorum. Aptal olmalıyım.
  • Sınavda yapamazsam hayatım …
  • Sınav da …. Hissediyorum.
  • Bu sınavda başarılı olamayacağımı biliyorum.

Sınavın geçlerde ve çocuklarda yarattığı duygusal, düşünsel ve fiziksel durumlarını gösteren bazı örnek ifadelerle başlasak da öncelikle sınavın ne demek olduğunu paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Aslında Sınav Nedir?

Sınav, öğrendiğimiz bilgileri ölçmek için yapılan yazılı ve sözlü uygulamaları içerir. Okulda, dershanede, etütte derslerde çocuklara ve gençlere birçok bilgi aktarımı yapılır. Bu bilgilerin çocuk ve gençler tarafından alınıp alınmadığı değerlendirilir. Sınavın sonunda da değerlendirme yapılarak öğrencilerin (çocukların, gençlerin) bu bilgileri, ne kadar öğrenebildiklerini ve öğrenemedikleri bilgilerin ne olduğunu, görmeleri beklenir.  

Sınava öncesinde hazırlık yapılır. Sınava girilir. Sonunda da rakamsal olarak bilgi derecesi değerlendirilir. Bu kısma kadar paylaştıklarım doğal, normal ve olması gereken gibi gözüküyor. Hele de bizim toplumuz gibi genç nüfusun kalabalık olduğu toplumlarda öğrencilerin bilgiyi kazanıp kazanmadıklarını değerlendiren pratik bir uygulama gibi durmaktadır. Uygulamada ve değerlendirme kısmında çeşitlilik kafa karıştırıcı olsa da asıl amaç; ölçmedir.

Bir başka anlatımla sınavı (sınavın bilgiyi ölçmek yerine); Başarılı mıyım? Başarısız mıyım? Değerli miyim? Yeterli miyim? Becerikli miyim? Yetenekli miyim? Diğerlerinden üstün müyüm? Diğerlerinden zayıf mıyım? Şeklinde ifade edildiğinde, içeriğinden sapan ve kişiyi sıkıntı veren bir sürece sokmuş oluyoruz.

Günümüzde gençlerin sınava yönelik yoğun kaygı ve sıkıntı yaşaması gerçekçi taraflarının yanında aynı zamanda duygusal, düşünsel algıları ile de ilişkilendirilebilir. Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.

Bu kaygıyı ortaya çıkaran gerçekçi nedenlerin başında; sınavların uygulama biçimlerinde sürekli değişikliklerin olması nedeniyle sıkıntılar yaşanmaktadır. Sürekli değişen sınav sistemi gençlerin kafasının karışık olduğu bir dönemde belirsizliğin içine düşmesine ve kaygının yükselmesine neden olmaktadır. Bu gerçekliğe bakarak öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasını doğal ve normal bir durum olarak görmek gerekir.

Sınava hazırlık süreci çocuk ve gençleri zorlayıcı bir süreçtir. Yoğun tempo ile sınava hazırlanan öğrenciler sınavda değişimlere de ayak uydurmak adına ayrı bir motivasyona ihtiyaç duyuyorlar. Sınava hazırlık için motivasyon ve çaba yanında sınav değişikliklerine de uyum için artı motivasyon ve çaba vermek durumundalar. Eğitimin ve öğretimin merkezine sınav basamağını koyduğumuzda sınava yönelik bakış açısının farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Sınav eğitimin ve öğrenmenin merkezi olmamalıdır. Bugün gençlerin eğitim kalitesini sorgulamamızın sebebi öğretimin merkezine keşif ve merak duygusu koymak yerine sınavın konmasıdır. Bu konu ile ilgili danışanlarıma sorduğum sorunun cevabı ironiktir. ‘Sınavı olmasa Fizik dersine çalışır mıydın? Hayır. Bu bilim için değerli olan bir dersin merkezde olmasının yerine sınav olgusunun merkeze alındığını gösteren bir cevaptır.

Sınav Neyi Kaçırmamızı Sağlıyor?

Sınavın eğitim hayatının merkezine konulması bireyin tamda kimlik ve kişiliğini bulacağı dönemde, kendisine göstereceği özeninde, önünde yer alıyor.  İnsan psikolojisi öğrenmeyi etkileyen bir unsurdur. İçinde bulunduğu ikircikli tablo, duyguların inişli çıkışlı dönemi, Ben kimim? Nasıl biriyim? Sorularına cevap araması gereken dönemde testlere, kitaplara, sorulara boğulan bir nesil yaşam sürüyor. Sonrasında yetişkin döneminde iletişim, ilişki sorunları yaşayan, problem çözme becerisi düşük, kaliteli zaman geçiremeyen bireylerin, içine düştükleri ruhsal sorunlarla bocaladıklarını görüyoruz. Sınavla kimlik ve kişiliğin oluşumu sağlanmıyor. Bireylerin iç dünyasındaki keşiflerin sınavla hiçbir ilgisi yoktur.

Sınav olgusuna nasıl yaklaşıyoruz?

Sınava sadece sistem değil sürecin içinde bulunan tüm aile, okul, çevre de anlam veriyor. ‘Bana sınav senin değerini ölçmez. Biriciksin. Sınav sadece bilgini ölçüyor, diyorsunuz. Ama eve geldiğimde annem ya da babam bugün sınavın nasıl geçti? Diye soruyor. Sen nasılsın? Diye, sormuyor. Bu durumda ben mi önemli sınavlarım mı önemli?’ diye ifade eden birçok danışanımın yüzleştirmelerine tanıklık ettim. Aileler sınavın çocuklarından önemli olmadığını vurgular fakat eylemlerindeki çelişkiler kafa karıştırıcı olmaktadır. Bazen aileler kaygı veya aşırı ilgi düzeyi ile tutarlı yaklaşımlardan uzaklaşabilmektedir.

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı, öğrencilerin sınava hazırlanmalarında bir sorun olmadığı halde sınav öncesi ve sınav sırasında yaşadıkları duygusal, düşünsel ve fiziksel durumların etkisiyle performansın düştüğü durumlarda düşünülebilir. Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. ‘Sınavlara çok iyi hazırlandı ama sınavda yapamadı. Evde çok iyi çalışıyor. Evde çözdüğü soruları sınavda çözemiyor. Sınav sırasında panik yaşıyor. Öğrendiklerini sınav sırasında unutuyor. Dikkat ve konsantrasyonu bozuluyor. Sınavda sınavı engelleyen fiziksel sıkıntılar (terleme, mide ağrısı, kalp çarpıntısı, titreme, kusma, uyku problemleri vs) yaşıyor.’ gibi durumlarda sınav kaygısından söz edilebilir. Kaygı duygusu insanların hayatlarını kaliteli, zevkli, işlevsel ve coşkulu yaşamalarına engel olan bir durumdur. Sınav yönelik oluşan bu duygu durumu da gençlerin çalışmalarını, akademik yaşantılarını olumsuz etkilemektedir.

Sınav Kaygısı neden oluşur?
Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygını oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir.

Sınav kaygısıyla başa çıkma yolları nelerdir?
Düşünce ve inançları sorgulamak, gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını farklı bir gözle yeniden değerlendirmek, nefes alma egzersizleri, gevşeme egzersizleri, kaygıyı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışmak ve dikkatini başka noktalara odaklama tekniği kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır. Bugün sınav kaygısı ile başa çıkmada birçok terapötik müdahale ve teknik (EMDR gibi) bulunmaktadır. Bu nedenle sınav kaygısı korkutucu boyutlardan çıkabilmektedir. Sınav, kaygıya dönüşmeden önleyici tutumların tüm aile, çevre ve okul ortamında yaşatılması önemlidir. Sınavın öğrencilerin hayatının merkezine koymak yerine merak ve keşif duygusunun merkeze konması önleyici bir tutum olarak ifade edebiliriz.

 

 

SINAV KAYGISI

  • Hiç sınav olmasaydı.
  • Neden sınav var?
  • Sınava hazır değilim?
  • Sınavda çok panik oluyorum.
  • Bu konuları anlamıyorum. Aptal olmalıyım.
  • Sınavda yapamazsam hayatım …
  • Sınav da …. Hissediyorum.
  • Bu sınavda başarılı olamayacağımı biliyorum.

Sınavın geçlerde ve çocuklarda yarattığı duygusal, düşünsel ve fiziksel durumlarını gösteren bazı örnek ifadelerle başlasak da öncelikle sınavın ne demek olduğunu paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Aslında Sınav Nedir?

Sınav, öğrendiğimiz bilgileri ölçmek için yapılan yazılı ve sözlü uygulamaları içerir. Okulda, dershanede, etütte derslerde çocuklara ve gençlere birçok bilgi aktarımı yapılır. Bu bilgilerin çocuk ve gençler tarafından alınıp alınmadığı değerlendirilir. Sınavın sonunda da değerlendirme yapılarak öğrencilerin (çocukların, gençlerin) bu bilgileri, ne kadar öğrenebildiklerini ve öğrenemedikleri bilgilerin ne olduğunu, görmeleri beklenir.  

Sınava öncesinde hazırlık yapılır. Sınava girilir. Sonunda da rakamsal olarak bilgi derecesi değerlendirilir. Bu kısma kadar paylaştıklarım doğal, normal ve olması gereken gibi gözüküyor. Hele de bizim toplumuz gibi genç nüfusun kalabalık olduğu toplumlarda öğrencilerin bilgiyi kazanıp kazanmadıklarını değerlendiren pratik bir uygulama gibi durmaktadır. Uygulamada ve değerlendirme kısmında çeşitlilik kafa karıştırıcı olsa da asıl amaç; ölçmedir.

Bir başka anlatımla sınavı (sınavın bilgiyi ölçmek yerine); Başarılı mıyım? Başarısız mıyım? Değerli miyim? Yeterli miyim? Becerikli miyim? Yetenekli miyim? Diğerlerinden üstün müyüm? Diğerlerinden zayıf mıyım? Şeklinde ifade edildiğinde, içeriğinden sapan ve kişiyi sıkıntı veren bir sürece sokmuş oluyoruz.

Günümüzde gençlerin sınava yönelik yoğun kaygı ve sıkıntı yaşaması gerçekçi taraflarının yanında aynı zamanda duygusal, düşünsel algıları ile de ilişkilendirilebilir. Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.

Bu kaygıyı ortaya çıkaran gerçekçi nedenlerin başında; sınavların uygulama biçimlerinde sürekli değişikliklerin olması nedeniyle sıkıntılar yaşanmaktadır. Sürekli değişen sınav sistemi gençlerin kafasının karışık olduğu bir dönemde belirsizliğin içine düşmesine ve kaygının yükselmesine neden olmaktadır. Bu gerçekliğe bakarak öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasını doğal ve normal bir durum olarak görmek gerekir.

Sınava hazırlık süreci çocuk ve gençleri zorlayıcı bir süreçtir. Yoğun tempo ile sınava hazırlanan öğrenciler sınavda değişimlere de ayak uydurmak adına ayrı bir motivasyona ihtiyaç duyuyorlar. Sınava hazırlık için motivasyon ve çaba yanında sınav değişikliklerine de uyum için artı motivasyon ve çaba vermek durumundalar. Eğitimin ve öğretimin merkezine sınav basamağını koyduğumuzda sınava yönelik bakış açısının farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Sınav eğitimin ve öğrenmenin merkezi olmamalıdır. Bugün gençlerin eğitim kalitesini sorgulamamızın sebebi öğretimin merkezine keşif ve merak duygusu koymak yerine sınavın konmasıdır. Bu konu ile ilgili danışanlarıma sorduğum sorunun cevabı ironiktir. ‘Sınavı olmasa Fizik dersine çalışır mıydın? Hayır. Bu bilim için değerli olan bir dersin merkezde olmasının yerine sınav olgusunun merkeze alındığını gösteren bir cevaptır.

Sınav Neyi Kaçırmamızı Sağlıyor?

Sınavın eğitim hayatının merkezine konulması bireyin tamda kimlik ve kişiliğini bulacağı dönemde, kendisine göstereceği özeninde, önünde yer alıyor.  İnsan psikolojisi öğrenmeyi etkileyen bir unsurdur. İçinde bulunduğu ikircikli tablo, duyguların inişli çıkışlı dönemi, Ben kimim? Nasıl biriyim? Sorularına cevap araması gereken dönemde testlere, kitaplara, sorulara boğulan bir nesil yaşam sürüyor. Sonrasında yetişkin döneminde iletişim, ilişki sorunları yaşayan, problem çözme becerisi düşük, kaliteli zaman geçiremeyen bireylerin, içine düştükleri ruhsal sorunlarla bocaladıklarını görüyoruz. Sınavla kimlik ve kişiliğin oluşumu sağlanmıyor. Bireylerin iç dünyasındaki keşiflerin sınavla hiçbir ilgisi yoktur.

Sınav olgusuna nasıl yaklaşıyoruz?

Sınava sadece sistem değil sürecin içinde bulunan tüm aile, okul, çevre de anlam veriyor. ‘Bana sınav senin değerini ölçmez. Biriciksin. Sınav sadece bilgini ölçüyor, diyorsunuz. Ama eve geldiğimde annem ya da babam bugün sınavın nasıl geçti? Diye soruyor. Sen nasılsın? Diye, sormuyor. Bu durumda ben mi önemli sınavlarım mı önemli?’ diye ifade eden birçok danışanımın yüzleştirmelerine tanıklık ettim. Aileler sınavın çocuklarından önemli olmadığını vurgular fakat eylemlerindeki çelişkiler kafa karıştırıcı olmaktadır. Bazen aileler kaygı veya aşırı ilgi düzeyi ile tutarlı yaklaşımlardan uzaklaşabilmektedir.

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı, öğrencilerin sınava hazırlanmalarında bir sorun olmadığı halde sınav öncesi ve sınav sırasında yaşadıkları duygusal, düşünsel ve fiziksel durumların etkisiyle performansın düştüğü durumlarda düşünülebilir. Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. ‘Sınavlara çok iyi hazırlandı ama sınavda yapamadı. Evde çok iyi çalışıyor. Evde çözdüğü soruları sınavda çözemiyor. Sınav sırasında panik yaşıyor. Öğrendiklerini sınav sırasında unutuyor. Dikkat ve konsantrasyonu bozuluyor. Sınavda sınavı engelleyen fiziksel sıkıntılar (terleme, mide ağrısı, kalp çarpıntısı, titreme, kusma, uyku problemleri vs) yaşıyor.’ gibi durumlarda sınav kaygısından söz edilebilir. Kaygı duygusu insanların hayatlarını kaliteli, zevkli, işlevsel ve coşkulu yaşamalarına engel olan bir durumdur. Sınav yönelik oluşan bu duygu durumu da gençlerin çalışmalarını, akademik yaşantılarını olumsuz etkilemektedir.

Sınav Kaygısı neden oluşur?
Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygını oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir.

Sınav kaygısıyla başa çıkma yolları nelerdir?
Düşünce ve inançları sorgulamak, gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını farklı bir gözle yeniden değerlendirmek, nefes alma egzersizleri, gevşeme egzersizleri, kaygıyı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya &cc

İnsula Psikoloji Üsküdar