Uzm. Psikolog Elif Baybuğa

0(505) 077 1873

İçimizdeki Anne

Annelik aslında bireyin kadın cinsel kimliğine sahip olduğu andan itibaren ilerde evlilik, çocuk sahibi olma fantezileri ile birlikte erken yaşlarda (iki-üç yaşlarında) başlar. Babası ile evlenmek isteyen kız çocuklarını düşünün, bunun gerçeklerle uyuşmadığı, fark ettirildiğinde farklı arayışlar başlar. Gelişim dönemlerinde bu fanteziler yerini farklı düşüncelere, duygulara, eylemlere bırakır.

                Çocuğumuz anne olmayı, bir bebeği dünyaya getirdiğimiz anda olduğuna inanırız. Halbuki bu erken yaşlarda yapılanan zihinsel düşünceler, bebeğin anne rahmine düşmesinden sonra kadının zihin yapısını değiştirmeye başlar. Hamilelikle birlikte kadınlar bebekleri ile ilgili olarak fanteziler, düşünceler ve duygular yaşamaya başlar ve zihin yapısı değişir. Bu zihin yapısı daha önce sahip oldukları zihin yapısına adeta hucüm ederek onu kaplar. Artık farklı bir zihin yapısı oluşmuştur. Bu zihin yapısı benzersizdir. Bu zihin yapısı anne karnındaki bebeğin zihin yapısını da etkilemeye başlar. Bu konuda birçok şey söylenebilir. Fakat ben bu yazımda annenin zihin yapısının bebeğin duygularını nasıl etkilediğini paylaşmak istiyorum.

Allan Schore, nörobiyoloji’de ki gelişmelerin (teknolojik ve araştırmaların sonucu) annenin beyninin bebeğin duygusal, sosyal yaşamını etkilediğini vurgulamaktadır. Yandaki resimde annenin sağ beyninin bebeğin içinde bulunduğu plesantaya bağlı olduğu ve annenin sağ beyni plesenta da bulunan stres hormonlarını etkilediği vurgulanmaktadır. Burada annenin zihin yapısı bebeğin içinde bulunduğu (anne karnında) ortamda duygusal olarak etkilenmesine aracılık etmektedir. Sağ beyin duygusal, dokunsal, ses, işitsel uyaranlarla beslenir ve yaşamın ilk yıllarında bebeğin dünyayı tanımasını ve kendisinin nasıl bir varlık olduğunu deneyimlemesine zemin oluşturur. Annenin sağ beyni de onun da erken yıllarda annesiyle ilişkisine bağlı olarak şekillenmiştir. Annenin duygularını regüle edebilme kapasitesi bebeğe daha plesanta’da etki etmeye başlar.

                Hamilelik döneminde hızla oluşmaya başlayan zihinsel yapının temelleri erken yaşlarda belirmeye başlar. Bu zihinsel yapı bildiği zihinsel süreçlerin dışındadır. Anne bebeğin dünyaya gelmesinden itibaren farklı bir zihinsel yapı ile bebeğini karşılayacaktır. Bu zihinsel yapı ağırlıklı olarak sağ beyni kullandığı, sezgisel bir zihinsel yapı olacaktır.

Her kadının öznelliğinde biricik olan bu zihinsel yapının bir bebeğe, güvenli bağlanma, duygularını regüle edebilme, olumlu kendilik hissi kazandırmasını umut ederim

İnsula Psikoloji Üsküdar