Uzm. Psikolog Elif Baybuğa

0(505) 077 1873

Covid-19 Virüsüne Dair

Tüm dünyada salgın hastalık olarak yayılan ve insanlar için hayati tehlike taşayan Corona virüsü hakkında konuşmak tıp dünyası bilim adamlarının görevidir. Haddimi ve sınırımı bilerek  Corona virüsü nedir?  Corona virüsü nereden çıktı? Corona virüsü nasıl oluştu? Gibi sorularla ilgili açıklama yapmak yersiz olacaktır. Fakat bizlerin yaşadığı şu #evdekal günlerinde ruh sağlığımıza etkileri ve önlemlerini konuşuyor, olmalıyım. Bana düşen sürecin kazanımlarını ve olması gerekenleri, yazımın yettiği kadarıyla paylaşmaya başlamak.

Yukarıda belirttiğim, bizlerin kelimesi; dil,din,ırk,köken, millet, ülke ayrımı gözetmeksizin tüm insanoğlunu kasdetiyorum. Sanırım Covid-19 virüsünün bizlere farkettirdiği en önemli ruhsal durum;sevmediğimiz, ayırdığımız, farklılaştırdığımız, eleştirdiğimiz tüm kişileri (ötekileri)  ‘Hepimiz İnsanız’ olgusu ile yüzleştirdi.  Hepimiz insanız olgusu bu zamana kadar bir ötekine (bir başka insana)  karşı  düşüncenizin, duygunuzun ve eyleminizin ne anlama geldiğine bakma zamanıdır. Bu bakma eyleminin  kendinize dair ve bir ötekine dair öğretici olacağı bir gerçektir. Aynı gemi de hepimiz insanız. Sınırların kalktığı, duyguların ve eylemlerin ortak olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bireysel eylemlerimizin diğer tüm insanları etkileyeceği ile yüzleşiyoruz. Bir insana yapılan duygu aktarımının, eylemin kişileri ne kadar etkilediğini bilmeden farkında olmadan yaşadığımız hayatı hem kendimizi hem de ötekini önemeseyerek devam ettireceğiz. Hepimizin birbirine bağlarla bağlı olduğunu bu kadar fark etmiyorduk.

Psikodrama Grup Psikoterapisinde herzaman karşılaştığımız bir olgu, evren de tesadüf olmadığıdır. Tesadüf yoktur. Son günlerde #evdekal süreci,  filmlere, dizilere, kitaplara yöneldiğimiz bir süreci başlattı. 2011 yılında Salgın(contagion) Filmi izlemeye değer. Çünkü tesadüf yoktur. Evrende her insan her şeyle ilgili olarak bir bilgi sahibidir. Film i kurgulayan, yazan kimselerinde bu bilgi ile ortaya koydukları şeyler günümüz koşullarını düşündürüyor. İnsanoğlu evreni iyileştirici ve yokedici bilgiye sahip ve eklemek gerekirse  Melani Klein’ın Haset ve Şükran’da bahsettiği gibi.

Covid-19 virüsü bizler için (tüm insanlığın) temel içgüdüsü olan ‘Hayatta Kalma’yı ve varolmayı hatırlattı. Tüm canlıların hayatta kalma ve üreme ile ilgili temel içgüdüsünü,  bu virüsle bir tehdit olarak deneyimliyoruz. Bir çok sosyal faaliyeti, etkinliği, işlerimizi, eğlenceli olsun yada olmasın yaşamda yaptığımız bir çok şeyi bir kenara bırakarak hayatta kalmak için gerekli aktivitelere ve eylemelere çevirmeye başladık.  Ruhsağlığımız için özellikle altını çizmek istediğim  durum şudur; Bu daha önce kaynağı belli olmayan korku ve kaygı durumlarından farklı bir durumdur.  Bu dönem yaşadığımız korkunun yada kaygı belirtilerin,  gerçekçi bir nedenselliği var. Covid-19 virisü hayatı tehdit  eden bir gerçektir. Tüm dünyayı etkileyebilecek hızda yayılmaktadır. Hayatınız gerçekçi bir tehtitle karşılaştığında ne yapmamız gerekiyorsa onu (kişinin kendi öznelliğinde) yapıyoruz.  Örneğin; bulunduğunuz ortama zehirli bir yılan girse ya kaçar, ya şavaşır ya da donup kalırsınız. Hayatta kalmak için yaptığımız tepkiler gerçekçi bir nedenselliğe bağlıysa bu normal bir süreçtir. Şu süreçte temel içgüdümüz olan ‘Hayatta Kalmak’ ile ilgili bilim insanları neler yapılması gerektiğini detaylı bir şekilde anlattığı kanaatindeyim.

Psikodrama Grup Psikoterapisi insanların ruhsağlığını bozan unsurlardan birini de rutin eylemlerin sürekli tekrarına bağlayarak yaratıcılığın, spontanitenin ölmesine ve hayatta kalma ve problem çözme becerilerinin yok olmasına bağlar. Covıd-19 virüsü bizleri hergün yaptığımız rutin eylemlerden çıkardı. Bunlar hayatımızdan çıktığında neler yapacağımızla ilgili yüzleşmek zorunda kaldık. Bu konuda sanal ortamlarda, basında, iletişim organlarında insanlara tavsiyeler verilmeye başlandı. Bu tavsiyeler oldukça yaratıcı olmasına rağmen kendimize sormamız gereken şey ‘Bu bana iyi gelir mi?’, ‘Ben ne istiyorum?,’ ‘Bu zamana kadar bu rutin eylemlerde neyi gözardı ettim? OLMALI…  Size iyi gelecek olan bilgi sizde var. Yaratıcılığınızı ve spontanıtenizi kullanma zamanı ve ruhsağlığınızı güçlendirme zamanı.

Ruh sağlığının temel kavramlarından biri olan birçok araştırmaya konu olan ‘güven duygusunu’  Covıd-19 virüsü ile  farklı deneyimliyoruz.  Dünyaya güvenme, ötekine güvenme, kendine güvenme, yaşadığımız şartlara güvenme bir takım yüzleşmelerle ruh sağlığımızı zorlayabilir. Güven duygusunu içsel olarak sağlıklı deneyimleyenlerle bununla ilgili derinlerde sıkıntı yaşayan insanlar bu durumla farklı şekilde yüzleşebilir.  Şu dönemde neyse ki bilimin sunduğu hizmetlerle birçok ruhsağlığı çalışanı on line danışmalık hizmetine başladı.  On line danışmanlık uzaktan erişimde güçlük çeken herkes için uygulanan bir sistemdir.

Evde Kal sürecinde çocuklarımız… Yetişkinlerden farklı olarak yaşayacakları bu süreç hakkında da konuşulması ve yazılması gerekir. Çocuklar kaygıyı tetikleyen durumlar da ebeveynlerinin bununla nasıl başa çıktıklarını gözlemler. Duygularını regüle etme (Düzenleme ve yatıştırma) erken dönemden itibaren ebeveynlerin ve sosyal çevrenin rehberliğinde gerçekleşir. Ebeveynin  duygularını düzenlemede sahip olduğu repertuar çocuklarının bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmasında belirleyicidir. Kendi içinizde baş edemediğiniz duygularla (öfke, korku, kaygı, güven gibi) çocuklarınızla konuşamazsınız. Duyguları paylaşmak, gündemi konuşmak, yapacaklarınızı ve yapabileceklerini konuşmak ve paylaşmak bu süreçte önemlidir. Unutmayın onlar okullarından, arkadaşlarından, oyunlarından uzaklaşmak zorunda (Biz yetişkinleri koruma adına da) kaldı. Okul ortamını, evde okul olarak yaşadıkları bu süreç hayatlarını normalleştirmek için önemli olmasına rağmen enerjileri, çoşkuları yüksek olan çocuklarımızı sakinlikle ve sabırla izlemeliyiz.

Son olarak #evde kal sürecinde hayatlarımızı gerçekçi bir tehdit olarak deneyimlediğimiz Corona virüs ‘le  gereken önlemleri aldığınız ruh sağlığınız içinde birlikte geçirdiğiniz dönemde birbirinizi sevgi ile dinlediğiniz, fark ettiğiniz süreç diliyorum. Bedeninizin size ne söylediğini dinlediğiniz, mizah, oyun, evde sportif etkinlikler, dans, komedi, ailece oyun ve sohbetler, kitaplar, masallar vs.  yaratıcılığınızı ve spontanitenizi arttıracak her ne varsa hayatınıza katın. #evdekal #sağlıklakal

 

Elif Baybuğa

Psikolog- Psikoterapist

İnsula Psikoloji Üsküdar